Cinemaximum Gururla Suna…mıyor!

Biz pasaj çocukları, şimdiki gibi içinde envai çeşit oyuncak ve türlü türlü etkinliklerin olmadığı, insanların buluşma noktalarının ismi olan (bu önemlidir!) işlek caddelere koğuşlanmış, şimdiye oranla küçük sayılabilecek sinema salonlarında izlerdik filmleri. Ajandalarımıza not alıp günlerce bekleyerek, heyecanlanarak ve gittiğimizde katarsisi yaşayıp mutlulukla çıkardık salonlardan. Çıkışta iki kelam edip, filmin kritiğini yapardık.

Zaman değişti film sektörü özellikle ülkemizde incecik ip üzerinde ağır yüklerle yürümeye başladı.
Yerli filmler yeterince desteklenmediği gibi yersiz filmler gişede zirveye çıkarıldı.
Bizlerin heyecanla gittiği o pasaj içi sinema salonları teker teker yok oldu ve birer anı olarak kaldı zihinlerimizde.
Devlet desteği istenilen düzeyde değildi ve evet büyük balık küçük balığı yedi…
“Seyirci desteği” önemliydi! Binbir emekle yapılmış işlerin seyirciyle muazzam bir buluşma yaşaması gerekiyordu. Aksi mümkün müydü?
Gelelim eskisi gibi olmasa da heyecanla beklediğimiz filmlerle buluşma kısmına;

Bir yetişkin olarak,çoğunlukla festival döneminde merak ettiğim filmleri izleme şansı buluyorum ya da alternatif sinema salonlarını tercih etme imkanına sahibim ancak çocuk filmleri söz konusu olduğunda, pek çoğundan daha güncel ve ulaşılabilir, saat dilimi olarak da en çok alternatifi olan tek grup var.
Türkiye’nin en büyük sinema zinciri Mars Cinema Group bünyesinde bulunan Cinemaximum sinemalarından söz ediyorum.
İsminin içinde bile* (yer gök reklam) ülkenin köklü bankalarından birinin kredi kartının reklamını barındıran bu sinema salonunda bilet fiyatları el yakıyor.
Hafta içi durum nasıl bilmiyorum ama çocukların sinemaya gidebildikleri günler yani haftasonları öğrenci indirimi uygulanmıyor.! (Lokasyon ve salonlara göre de durum değişiyormuş / büyük saçmalık)
Misal; hafta sonu gittiğimiz filmi izlemek için ödediğimiz tutar, 1 çocuk 1 yetişkin; 53 tl (3d gözlük dahil değildir!)

Eleştiriyoruz fiyatları elbette ancak çocuklarımızla keyifli vakit geçirelim istiyoruz. Belki farklı yerlerden kısıp dengelemeye çalışıyoruz…

Film başlamak üzere ışıklar kapanıyor ve tam olarak ‘’45 dakika’’ reklam izliyoruz!

Şimdi öncelikle, ben çocuğuma reklam izletmiyorum, neden izleteyim?
Ve siz ne hakla bir çocuk filmine abuk subuk onlarca reklam koyuyorsunuz? Bangır bangır reklam hem de! “45 dakika”! (Hatırladıkça bile tüylerim ürperiyor)
Film fragmanı yok denecek kadar az ama bilmem ne home dan çeyizinizi düzün emi!
Aman efendim şu araba markası çok iyi!
İç bi asitli kola kendine gel!
Yatcaz kalkcaz hop oradayız!
Aiiy Tatile gittik dönücez!
Şu marka, bu marka! Amaaan marka canım marka!
(Çocuklar esnemeye başladı iyi gidiyorsunuz) Salonda bir kıpırtı başlıyor, çocuklar “yeter artık!” diye bağırıyor. Biz yetişkinler dayanamıyoruz, sabredemiyoruz küçücük çocuklardan beklenen bu anlayış da neyin nesi?!
Neyse film başlıyor ikinci yarıda salon aniden buz kesiyor. Montlarımızı giymiyoruz üzerimize örtüyoruz, burnumuza kadar çekiyoruz! (Bu farklı salonlarda da sıkça yaşadığımız bir durum)
Film şahane belki ama çıkışta yorgunluktan konuşamıyoruz bile. Bir iki kelime fikir beyan edip koşa koşa ayrılıyoruz ortamdan.
Reklam süresinin uzunluğuyla ilgili sosyal medya üzerinden aldığım yanıt şöyle;

 

bilinmeyen

Meali; Sizin o çok bulduğunuz bilet fiyatıyla döndüremiyoruz bu işi. Büyüyoruz ancak büyürken etrafa dağılan parçalarımızı toplayamadığımız için zarara giriyoruz.
Daha çok reklam, daha çok para.!
Çocukları düşünen kim?
Bizler!
Bu yazıyla Cinemaximum salonlarında maruz kaldığımız reklamlara, bilet fiyatlarına ve hizmet kalitesine tepkimi dile getiriyorum.
Dilerim yaşanan bu tatsız durum artık son bulur.
#çocukfilmlerindereklamistemiyoruz !!!

Bir Cevap Yazın