Vejetaryen’den George Orwell’a Şubat Ayı Okumaları

IMG_7296

IMG_7296

Şubat ayında okumalarım da yazılarım da hayırlı bir iş için sekteye uğradı. Kendim için bir güzellik yapıp uzunca süredir planladığım Seramik kursuna başladım. Neler yaptığımı ve bana kattıklarını ayrı bir yazıda paylaşmayı planlıyorum. Bu ay için hedeflediğim bir kitabın yerini yeni yayın heyecanıyla kucakladığım bir başka kitap aldı. Yazının sonunda bir sonraki ay için okumak istediklerimi yazıyor olsam da sizlerden gelen öneriler ya da bir dost tavsiyesi sıralamada değişikliğe neden olabiliyor.

Yine bu ay kendim için yaptığım bir diğer güzellik de beslenme detoxu oldu. Et yerini sebzeye bıraktı ve kısa süreliğine de olsa vücudumu biraz dinlendirdim sanıyorum. Aynı zamanda bir süre (yaklaşık 1 hafta) kitap okumadım bu da bir nevi detox sayılır. Ara ara zihni dinlendirmek ve okuduklarını sindirmek için iyi bir yöntem.

ASLI PERKER- BANA YARDIM ET

Şubat ayı benim için Aslı Perker ile başladı. Yazarla ilk tanışmam tesadüfen sarıldığım ‘’Bana Yardım Et’’ kitabı oldu.

‘’Sen anlat ben bi kahve koyayayım ocağa! Nası içersin sade mi şekerli mi? Bak lafını unutma hemen geliyorum’’

Kitabın özeti budur.

Dilini ve samimiyetini çok iyi bildiğiniz eski bir dostun anlattığı hikaye gibi.

Hani o gülerken farketmeden dudağınızı onun gibi kıvırdığınız ya da ağlarken onunla birlikte ağladığınız o arkadaşınızdan bahsediyorum.

Lafını bölmeden heyecanla dinlediğiniz araya hayat girdiğinde sabırsızlıkla çekilmesini beklediğiniz hikayesini dinler gibi…

Kitabı bitirdiğim gün gelen öneriler neticesinde ‘’Sufle’’ kitabını aldım.

EVEREST YAYINLARI 2015’

TÜR; ROMAN

GEORGE ORWELL – KİTAPLAR VE SİGARALAR

Hayvan Çiftliği* kitabından sonra ne yazsa okurum insanı Orwell, ‘’Kitaplar ve Sigaralar’’ kitabında şaşırtıcı bir tavırla çıkıyor karşınıza. Baya almış eline hesap makinesini oturmuş masasına hesap yapıyor. Mecbur kalmadıkça hayatımda tuttuğum iki benzer şeyi bir kitapta ironik bir şekilde buluşturuyor. Kitabı bir kitabevinin vitrininde görüp içeriğine vs bakmadan aldım. ‘’Kitaplar ve Sigaralar’’ isminin bende yarattığı etki bir an için fazlasıyla felsefi olsa da bu konuyu ele alacak olan kişinin zihnimde açacağı pencerenin manzarasını fena halde merak ediyordum. Hani bazı kitaplar sigara gibidir şeklinde başlayan bir kurguydu kafamdaki. Fakat yazar daha ilk sayfada neden bahsetmek istediğini en italiğinden vurguluyor.

Günü birlik bir geziye yüzlerce sterlin harcamaktan çekinmeyen bir grup insanın, edebi bir esere on iki buçuk şilin vermeyi çok gördüklerinden söz ederek giriş yapıyor. Hmm evet konu netleşti. ‘’Kitaplar ve diğer harcamalar’’.

Kitaptan;

‘’Kitapların fiyatı ile insanın onlardan elde ettiği değer arasında herhangi bir ilişki kurmak zor. ‘’Kitaplar’’ romanları, şiiri, ders kitaplarını, ansiklopedi ve sözlükleri, sosyolojik eserleri ve daha birçok şeyi kapsıyor. Dolayısıyla uzunlukları ve fiyatları arasında bir uyum yok, özellikle de insan ikinci el kitapl alma alışkanlığına sahipse. 500 dizelik bir şiire on şilin, yirmi yıl boyunca arada danışacağınız bir sözlüğe yarım şilin ödeyebilirsiniz. İnsanın tekrar tekrar okuduğu, aklının demirbaşları arasında yerini alan ve hayata bakışını değiştiren kitaplar da vardır; göz atıp asla baştan sona okumadığı, bir oturuşta okuyup bir hafta sonra unuttuğu kitaplar da. Ve maliyet, para açısından her iki durumda da aynı olabilir. Ama eğer insan okumayı, sinemaya gitmek gibi yalnızca eğlence olarak görüyorsa, bunun ne kadar paraya mal olacağına dair kaba bir tahmin yapmak mümkündür. Eğer sadece roman ve ‘’hafif’’ edebiyat okuyor ve okuduğunuz her kitabı satın alıyorsanız, bir kitabın fiyatının sekiz şilin olduğunu ve okumanızın dört saat aldığını düşünürsek saatte iki şilin harcamış olursunuz. Bu, aşağı yukarı sinemada pahalıca olan koltuklardan birinde oturmanın bedeline denktir. Daha ciddi kitaplara odaklanıyor ve yine okuduğunuz her kitabı satın alıyorsanız, harcamalarınız yine yaklaşık olarak aynı olacaktır. Kitaplar daha pahalı olsa da onları okumanız daha uzun sürecektir. Her iki durumda da okuduktan sonra kitaplara sahip olmaya devam edeceğinize göre onları aldığınız fiyatın yaklaşık üçte birine satabilirsiniz.’’

Yazar yine her zamanki çekiciliğiyle hesaplamaların, gözlemlerinin ötesinde kendi hayatına dair anlattıklarıyla da iz bırakıyor.

SEL YAYINCILIK 2013’

TÜR; DENEME

HASAN ALİ TOPTAŞ – GEÇMİŞ ŞİMDİ GELECEK 

İlk basımı 1987 yılında yayımlanmış ‘’Bir Gülüşün Kimliği’’, 3 yıl aradan sonra Yoklar Fısıltısı ve yine 3 yıl aradan sonra yayımlanan ‘’Ölü Zaman Gezginleri’’ nin buluşma kitabı ‘’Geçmiş Şimdi Gelecek’’

Her Hasan Ali Toptaş vurgununun başucu kitabı olacak nitelikte. Yazarın acemilik dönemi yazılarının derlemesi gibi görülse de son kitabıyla aynı sıcaklıkta aynı tavırda anlatımı. Ancak onun o dönemine tanık olmak sevdiğiniz adamın ailesinin evinde kucağınıza bırakılan bir avuç çocukluk fotoğrafına bakmakla aynı hissiyatı veriyor.

Yakın zamanda çocukluk arkadaşımla konuşurken (aslında yazışırken – bu parantez içi kalmalı) çok etkilendiğini söylediği ve okumamı önerdiği bir kitabı almak üzere girdiğim büyük kitabevinde, en üst raflardan birinden teknik olarak inşaattan düşen tuğla,  duygusal olarak sonbaharda düşen yapraklar kadar naif bir şekilde kafamın yakınlarında bir yerden seğirterek 310 sayfalık bir kitap* iniş yaptı. Hani olduğum yerde sallanmasam (bunun işe yaracağı günler de gelecekmiş demek) ortaladığı takdirde hasar verebilecek türden bir inişti. Kitabı yerden almak üzere koşan görevli arkadaşa müdahale edip rafa koymasına müsade etmeden kucakladım. ‘’Alıyorum!’’ tam bir yeşilçam romantizmi. Kafama düşen Hasan Ali Toptaş olsun yeter ki!

*Kayıp Hayaller Kitabı

EVEREST YAYINLARI 2016’

TÜR; ÖYKÜ

VEJETARYEN – HAN KANG

Kitabın bir beslenme ve yaşam biçimi olarak kabul görmüş ‘’Vejetaryenlik’’ ile bağlantısı aslında sanıldığından daha derin anlamlar taşıyor. Yazar 2016 yılının başında yaptığı bir söyleşide vejeteryanlığın “İnsanların şiddetini, masumiyet olasılığını sorgulamak, aklı ve deliliği tanımlamak, başkalarını anlama imkanı, son sığınma ya da son kararlılık” gibi boyutları olduğunu anlatmış. Anlatım dili ve yarattığı görsel şov sarsıcı. Yazarın kitabı tamamlama süreci de en az kitap kadar etkileyici.

Kitap ilk olarak yazarın ülkesi olan Kore’de 2007 yılında yayımlanmış ve çok satanlar listesinde yerini almış hemen ardından da sinemaya uyarlanmış. Jüri üyesi olarak Elif Şafak’ın da içlerinde olduğu, İngilizce çevirisi yapılmış eserlere verilen Man Booker Uluslararası Ödülü’nü Orhan Pamuk, Elena Ferrante, Robert Seethaler ve Jose Eduardo Agualusa ile yarışıp kazanmış. Yazarın beşi roman altı kitabı olduğunu okudum ancak dilimize çevrilmiş ilk kitabı Vejetaryen. Kitabı çeviren Göksel Türközü de en az yazar kadar övgüyü hakediyor. 

APRIL YAYINCILIK 2017’

TÜR; ROMAN

GIUSI QUARENGHİ – BEN VE SEN 

Küçük bir kasabanın kütüphanesinde çalışan Marina sık sık yeni fikirler, projeler oluşturur bunu da kasabada yaşayan çocuklarla paylaşır. Son olarak bulduğu fikri projeleştirir ve çocukların da onayını aldıktan sonra hummalı bir grup çalışması başlar. Proje konusu; Birbirlerinin yaşam öykülerini yazmaktır ve çocukların da çok uzun olmamakla beraber yetişkinler gibi bir yaşam öyküsü vardır. Kitabın konusunu ve farklılıkları çok dramatize etmeden naif bir dille anlatmasını sevdim ancak çeviri genel anlamda başarısız. Havada kalan geniş zaman kullanımı rahatsız etti.

Şu dialoglar çok keyifliydi;

Çocukların hayatı ne zaman başlar?

-Doğduğu zaman!

-Hayır, daha önce, annesinin karnında başlar!

-BEN dediği zaman başlar!

-Ona bir isim verdikleri ve onu bu isimle çağırdıkları zaman!

-Onu ismiyle çağıranı yanıtladığı zaman!

GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI – 2015’

TÜR; ÇOCUK ROMAN

Mart Ayı Okuma Listesi;

HASAN ALİ TOPTAŞ – KAYIP HAYALLER KİTABI

SEVGİ SOYSAL – YENİ ŞEHİRDE BİR ÖĞLE VAKTİ

ENGİN GEÇTAN – İNSAN OLMAK

*Geçen ay instagramda duyurduğum üzere Ocak ayı okuduğum kitaplardan birini hediye ediyorum.

İlk kitap hediyem ‘’ öğrencilerime hediye etmek isterim’’ diyen Deniz Karadağ Zaim için ‘’Matilda’’

Bu yazı için okumak istediğiniz kitabı ve fikirlerinizi yorum olarak instagram paylaşımımın altına bırakabilirsiniz.

https://www.instagram.com/p/BRTkOTHg5tf/?taken-by=gingersbazaarblog

Okumak iyileştirir…

 

 

 

2 Comment

  1. Kitap okumak tamam ama onu özetlemek ve onu herkesle paylaşmak için uğraş vermek apayrı emegine sağlık kendin için güzel birşey yapıp keyifli bir kursa başlaman bana da ‘kendim için’ bakış açısı yarattı bakalım ben ne yapacagım bu ay :)

  2. Deniz says: Cevapla

    İnanmıyoruuuuumÇok teşekkürler Nasıl şaşırdım ve sevindim anlatamam… Sizi de Bade’yi de çok öpüyorum

Bir Cevap Yazın