Kadının Adı Var

img_3899

img_3899

 

Kadınların geçmişten günümüze toplumdaki yerini sorgulayan, bunu yer yer mizahi anlatımla yer yer  boğazınıza kocaman bir düğüm attıracak hikayeleriyle ama en çok da cesaret veren bakış açıları, yol gösteren konuşmalarıyla yapan 3 kadının, cinsiyet ayrımı yapmaksızın toplumsal sorunları insanca konuşabilme gayretine şahit olacağınız bir gösteriden bahsedeceğim.

Kimi zaman bir gönüllü evinde, kimi zaman bir düğün salonunda kimi zaman ise tiyatro sahnesinde buluşuyorlar seyirciyle.

Gösterilerinin adı ‘’Kadının Adı Var’’ ancak katılımcılar sadece kadınlar değil, erkekler de büyük ilgi gösteriyor ve onlar da yoğun duygularla seyrediyorlar olan biteni.

Ajitasyondan uzak, ne varsa olduğu gibi anlatan, izleyen onlarca insanla tek tek göz teması kurmaktan çekinmeyen ve seyirciye sunum bitimi sımsıkı sarılan son derece cesur ve kendinden emin 3 kadın var karşımızda…

Kadınların hayatlarının direksiyonunu ellerine alıp, gerçekleştirmek istedikleri hayallerinin peşinden koşmaları için gerekli ilham ve motivasyonu yaratmayı da amaçlarından biri olarak benimseyen Kadının Adı Var yaratıcıları onları davet eden tüm özel/devlet kurumlarının çalışanları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, belediyeler kısacası herkese sunum yapmaya hazırlar. 

 

biz

 

Banu Tozluyurt

Hayatımda yeri olduğu için her zaman mutluluk duyduğum, çoğu konuda feyz aldığım, hangi kitabı okusam? diye sorduğumda en hızlı cevabı veren ve önerilerinde hiç ıskalamayan, sırt çantasına yüklediği hayalleriyle dünyayı gezip blogu www.banunundunyasi.com da en ince detayına kadar paylaşan, iş disiplinine, plan yapıyor oluşuna ve planlarını mutlaka gerçeğe çevirme azmine hayran olduğum güzel arkadaşım…

Kendisi aynı zamanda yönetim danışmanı ve verdiği kurumsal eğitimlerin yanı sıra, Hayat Çocukla Güzel adlı kitabın yazarı, bir kadın üçlemesi olan İmza: Karın, İmza: Kızın, İmza: Ben’in yaratıcılarından.
Bir yeni özelliğini de ‘’Kadının Adı Var’’ gösterisinde farkettim o da canlandırmalardaki başarılı oyunculuğu.

Özge Uzun

O özel sesiyle kendinden bahsettiği bölümde ben dizlerimi sıkarken farkında olmadan, onun dimdik yere basan güçlü duruşuna hayranlık duydum. Oğlundan bahsederken gözlerinin içinde elmas gibi parlayan o ışığı gördüm. Ve yine farklı gelişim gösteren oğlu Dağhan’ın hikayesini anlatırken, her birimizin bir ‘’mucize’’ olduğunu vurguladığı anlarda bu zamana kadar hiç açmadığım bir pencereyi aralamama sebep olduğunu da eklemeliyim.

Ebru Tuay Üzümcü 

Psikoterapist, yazar ve aile içi şiddet konusunda uzman, ayrıca UN Women Empower Women organizasyonu tarafından 2015-2016 global şampiyonlar arasına seçilmiştir ve ‘Bir İlişki 50 Günde Nasıl Kurtulur?’, ‘Çeyiz Sandığı’ ve ‘Kendin Ol, Hayatı Keşfet’ isimli kitapların da yazarıdır. Annem için imzaladığı ‘’Kendin Ol, Hayatı Keşfet’’ kitabını sinsi sinsi annemle eş zamanlı okuyorum.

Bu 3 kadın, puzzle’ın son 3 parçası gibi birbirlerine bağlanmışlar ve gösteri esnasında keyifli atışmaları, yaptıkları doğaçlamalar, birbirlerinin sözünü kesip aşağı çekmek bir yana dursun bir basamak üste çıkarmaları, en önemlisi kadın dayanışmasını bizzat beraberliklerindeki ahenk ile sundukları için anlattıkları daha bir anlamlı düşüyor önünüze.

Hani geometri anlatsalar masal diye oturur dinlersiniz.

Geçtiğimiz yıl bir türlü denk gelemediğim ama hep kovaladığım hatta kendime 2017 gelmeden gidip görülecek! şeklinde mobbing uyguladığım  ‘’Kadının Adı Var’’ gösterisini izledikten sonra aklımla oyuna koşan şakacı fikirlerimin aslında son derece ciddi olduklarını farkettim.

‘’Yapma Sinem! bir sürü insan daha önce denedi bu fikri, ya da hadi canım ben nasıl yaparım bunu? diye üşüşen tüm fikirlerime sarılmaya ve kendileriyle dalga geçmek yerine ciddi düşünmeye karar verdim.

Bir insanın hayatındaki en büyük şans onu her konuda destekleyen, hayallerine iyi davranan ve saygı duyan ebeveynlerinin, dostlarının olmasıdır. Eğer yoksa Banu, Özge ve Ebru bu açığı tamamlıyorlar.

Bu 3 kadından aldığım anlatma cesaretiyle 2016 yılında kendime yaptığım kötülüklerden birini buraya bırakıyorum, lütfen sizde okuduktan sonra yerine bırakın, ağırlık yapmasın.

Vakti zamanında yaşadığı olumsuzluklarla mücadele etmek yerine her koşulda isyan eden ve isyanı ağırlaştıkça etrafındakilere, başta ‘’şunu biraz tutar mısın’’ kibarlığında yaklaşıp ardından eline tutuşturduğu şey ona ait değilmiş gibi tiksintiyle bakan, sözlerine sıkı sıkıya tutunmuş ancak vicdanının ipini gevşetmiş acımasız bir kız çocuğuyla muhattap oldum.

Muhattap olmanın ötesinde başta elimde tuttuğum isyanın kendime ait olabileceği sanrısını yaşayıp ardından elime tutuşturduğu kötü enerjiyle boğuştum uzun süre. Küstüm, sevdim yine küstüm ve vedalaştım. Bilirsin bu süreç her zaman üçüncü kişilerin şahitliğine, bilirkişi raporlarına muhtaçtır. Taraflar ayrılır ve penaltı atışı! Kimine göre gol bana göre ofsayt.

Çıkardığım sonuç?

En yalın haliyle; herkesi kendin gibi sanmayacaksın. (Bu konuda emin değilim) Sonra eline bırakılan isyanlı egoyu şimdi sizin de yapacağınız üzere olduğu yere bırakıp hızla olay yerinden uzaklaşacaksın.

‘’Kadının Adı Var’’ yaklaşan etkinliklerden haberdar olmak için;

http://www.kadininadivar.com

instagram; kadininadivar_

 

Bir Cevap Yazın