!f / FESTİVALDEN NOTLAR

IMG_8317-1

14. !f film festivali 12 Şubat’ta başladı,22 Şubat’a kadar devam ediyor.

Benim içinse pazar günü sona erdi.Bu yıl izlemek istediğim 10 filmden sadece 2’sini izleme fırsatı buldum.(Uygun zaman-seans-biletix sorunsalı vs) Biletix de yaşanan sıkıntılardan bahsetmek istemiyorum hatırladıkça göğsüm daralıyor.Bir bilet alabilmek için tam ”5” saat uğraştım 2015 Türkiyesinde! 
Her neyse izlemek istediğim iki filmi izledim.
Tim Burton ismini nerede görsem kitap,film,ya da her ne olursa olsun,bir merak,bir heyecan,kan dolaşımında bir sürat bir tuhaf haller oluyor bende! Biletix’de 5 saat çırpınmamın sebebide pek tabi Burton’dı! Bileti aldıktan sonra yaşadığım haklı gurur ertesi gün Kanyon Cinemaximum’un kapısındaki A4 kağıtla yerle bir olmuş olabilir.
(BIG EYES 20 ŞUBATTA VİZYONDA!)
E hani biz,sinemaseverler,kalpsiz entellektüeller,sadece kültür kusabilen insancıklar festival filmlerini niçün izliyorduk? Tamam bir çoğu Türkiye’de vizyona girmeyecek vs ama bu kadar da yakın olur mu vizyon tarihi! Çantamın fermuarını açmaya korktum CKM Cinemaximum’da. İnsanlar duyabilmek için adeta transa geçmiş meditasyona durmuşlar! Koltuklarda tek bir pozisyonda oturabiliyorsunuz film bittikten sonra ayağa kalkabilmek için ayrıca bir meditasyon gerekiyor.Yani bilseydim illa festivalde izlemeliyim diye kasmaz gider Kanyon’un nefis salonunda izlerdim yayıla yayıla…
Şikayet kısmı bitti.Haganenet (Yuva Öğretmeni) ile başlayalım;
Haganenet,Cannes Eleştirmenler Haftası’nda dünya prömiyeri yapmış İsrail-Fransa ortak yapımı bir film. Film dili İbranice. (Almancadan sonra en sevmediğim aksan!)
5 yaşındaki şair^ Yoav ve Yuva Öğretmeni Nira’nın şiir dünyasını konu alıyor film.Daha doğrusu Nira’nın şiir dünyasını… Yoav’a ilham geliyor bir anda volta atarken şiir fışkırıyor içinden fakat ne kendisi ne de ailesinin çok umrunda değil bu durum.Şiirin unutulduğu bir dünyada böylesine olağanüstü yetenekli bir çocuğu kanatları altına alıp onu korumak pamuklara sarmak isteyen Nira’nın  bu korumacılığı onu farklı yerlere götürüyor…
Filmden bir dakika bile kopmadım.Kameranın yer yer şaşırtıcı hızı,planlar arası koşturmacası ya da fazla ağır oluşu bile bir hareket getiriyor.Zaman zaman yakanızdan tutup dışarı atıyor seyirci olduğunuzu hatırlatıyor ve kendinizi meraklı bir dikizler olarak bulabiliyorsunuz.Başrol oyuncusu Nira&Yoav (Sarit Larry ve Avi Shnaidman) ın gözleri beni benden aldı! Özellikle Sarit Larry gözleri&bakışlarıyla bütün hayatını çok kısa sürede özetleyebilecek gibi…
Gelelim Big Eyes’a 

Benim için bir filme,konusu ve kadrosundan ziyade heyecanlanma sebebim ”Yönetmen’dir. Genel anlamda herkes için bu söz konusu değildir belki ama Tim Burton denildimi akan sular durmuyorsa  kırılsın o vanalar bi zahmet!
Filmin konusu 
50’lerin sonu 60’ların başı,eşinden yeni boşanmış küçük kızı ve tutkuyla bağlı olduğu resimleri ile yeni bir yaşam kurmak için yola çıkan Margaret çok kısa sürede yine kendisi gibi ressam olduğunu düşündüğü Walter ile tanışıyor.Kızının velayetini isteyen eski eşinin mektubunu alan Margaret henüz üzülmeye bile vakit bulamadan Walter’ın evlenme teklifiyle bambaşka bir dünyanın içine giriyor.Bu dünyanın adı; ”Sahtekarlık”…
Açıkçası resme ve çocuklara fazlasıyla ilgi duyan biri olarak Margaret Keane’den bihaber olduğum için kendime kocaman bir yuh çektim! Kocaman gözlü sahipsiz çocuklar…! 
Ve Tim Burton filminde Christoph Waltz ismini gördüğümde ağzım kulaklarıma varmıştı! Yine müthiş bir oyunculuk sergiledi Waltz.Amy Adams da iyiydi ama bana göre film Waltz’ın kanatları altında uçup gitti…
Tim Burton şaşırttı! 
Yalan yok hiç bu kadar sıradan bir Burton filmi beklemiyordum.(Market ve anahtar deliğinden kibrit atma sahnesi dışında) Ama sanılmasın ki bu sıradanlık basit ya da sıkıcı! Aksine ben bu sıradanlığa bayılırım.Filme oleeey Burton filmiiiiğğğ diye topuklarınız kıçınıza vura vura gitmeyin ilk sahnede tokadı yemeyin benden söylemesi! 
Hadi siz okuya durun ben kendime Margaret Keane kopyaları bulmaya gidiyorum.Özellikle Unicef için (gönülsüzce yaptığı) tablo! 

Bir Cevap Yazın